9 Kasım 2010 Salı

Trekking

Üniversiteyi kazanınca -evet o sene bu sene- kendimi tam da bu şekilde ödüllendirmeyi planlıyorum. Tüm bu sürecin üstüne tahmini yaz sıkıntısının ekleneceği düşünülürse, hayli yıpranıcam. Bi kere zaten bu belirsizlik şimdiden delirtiyor beni. Yoga vb faaliyetlerde pek çekici gelmediğinden bunu deneyebilceğimi düşündüm. Gerçi astral seyahat ilgimi çekmiyor değil ancak henüz o kadar cesur hissetmiyorum.

Önceden de değindiğim gibi yürümeyi severim fakat amaçsız olduğu sürece. Trekking de bu bakımdan tam benlik bişey. Yaz sıcağında yapılırsa rahatlatmayı bırakın işkenceye dönüşebilir. Yaz bitimi - sonbahar ideal gibi. Belki de kışa sarkar bilemiyorum ama istiyorum şuan.

Türkiye'nin çok yerinde trekking pankurları mevcut, araştırıyorum da. İş ciddiye binince tabi binerse İstanbul çevresinde karar kılmam muhtemeldir :) İyi iyi güzel bişey ya sevdim. Benden bu kadar deme ihtimalim de var ancak onu çantadaki bilumum çeşit abur cuburla aşabiliriz bilhassa da Maksimus işe yarayacaktır.

Ha bide çok hoşuma gidebilir. Ve trekkingci olucam ben yaa! diye zırlayabilirim, maymun iştahlılığıma verip aldırış etmeyiz o zaman. Yine de trekking yapmak için bişeylerden ödün vermem gerekmediğinden hobi olarak sürdürebilirim. Belki de bi daha asla durumu oluşur. Ama severim gibi gibi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder